üdopara

28 Eylül 2011 Çarşamba

Kategori Dışı "IPHONE da AYFON"



Elif Şafak bir kitabında “ … İnsanlar anlayamadıklarını kötülemeye meyillidir…” der.  Belki de Iphone’a olan ilgim bu sebepten dolayı tavan yaptı. Artık öyle bir boyuta geldi ki, blog yazısı yazmaya karar verdirdi. 

Gelecekteki Iphonu’mu, iphone almamı istemeyenlere karşı savunmak amacıyla yazıyorum bu yazıyı. Her ‘Bana iphone alın” diye haykırışımda yakınımdaki insanlara, bana “ Iphone’u neden istiyorsun ki? O kadar para Iphone’a verilir mi? Daha ucuza aynı kalitede telefon alabilirsin, neden iphone? Al sana Samsung, iphone yerine bununla idare et” diye karşılık verenlere yazıyorum bu yazıyı. Bir sene boyunca kafasının etini yediğim ablama yazıyorum bu yazımı. Bir senenin sonunda Samsung alıp “ Al işte bu da dokunmatik ekran, bu da iphone gibi…” “ Sanki herkesin Iphone’u var da senin iphone’un yok “, “Ne gerek var o kadar teknolojiye. Bir bilgisayarın var, telefonun var, Ipod Touch’ın var, Iphone’a ne gerek var.”, belki de en bombası “ Ayranın yok içmeye, bilmem neyle gidiyon s.çmaya…”   deyip iphone almaktan kurtulacağını sanan ablama yazıyorum bu yazıyı…  Merak edenlere yazıyorum, neden iphone benim için önemli, neden almayı istiyorum onu, neden başka telefonlar ilgimi çekmiyor, açıklamak istiyorum… Ayrıca desteklemek isteyenlere yazıyorum bu yazıyı… Benim gibi düşünen, hayallerine tutunanlara…

Daha Iphone’un ilk çıktığı dönemlerdi. Arkadaşın birisi Work&Travel ile Amerika’ya gitmişti ve dönüşte 200 $’a iphone almıştı. İlk görüşte aşktı bizimkisi… Dokunmatik ekranına dokunarak, birbirini hissederek komutları uygulaması, resimleri mükemmel kalitede göstermesi, iki parmağını birbirine yaklaştırarak dokunduğunda fotoğrafında yakınlaştırılması, internete hızlı bağlanması, mp3 çalardan daha kaliteli müzik çalması… Belki de beni en etkileyen yanı elli farklı program açılmış olsa ve küçültülmüş pozisyonda olsa, bir program daha açmaya kalkıştığında kasılma derdi diye bir şeyin söz konusu olmaması…

Telefonlar düşünce aşamasında şekillenir, üretimde son hali verilir ve fabrikadan çıktığında artık o telefonla bütünleşmiş programlara sahip olur. Sonradan program yüklemek her telefon için mümkün değildir. Sonradan program yükleme özelliğine sahip telefonların ise programları fabrika ayarlarındaki programlar kadar performanslı çalışmaz. Peki ya iphone? Iphone’da sonradan eklenen programa üvey evlat muamelesi yapılmaz. Sanki fabrikada birlikte üretilmişler gibi aynı performansa yakın çalışırlar. Hangi programı yüklemek istersen Itunes’de bulabilirsin. Abartmadan söylüyorum, her şeyle ilgili program orada. Çoğu da ücretsiz…

Tek kusuru fiyatı diye düşünüyorum. Belki aynı şekilde, aynı programları kaldıran hatta daha hızlı çalıştığı iddia edilen telefonlarla arasına giren tek fark fiyat farkıdır. Neden bu kadar pahalı olduğunu ve hala neden bu fiyatın düşmediğini anlamak zor değil aslında. Eğer bir mala ilgi (talep) varsa o malın fiyatı artar veya ekonomik dalgalanmalar sonucu belirli aralıkta değişip durur. Iphone’un ucuzlamasını beklemek Ferrari’nin bir üst modelini çıkarttığında, alt modelinin fiyatının düşmesini beklemek gibidir. Düşer belki ama bu düşüş beklenilen düzeyde hiç olmayacaktır.

Iphone kendi özgünlüğümde eksik parça gibi. Geldiğinde beni tamamlayacak, diğer eksik parçalara yönelmemi sağlayacak gibi…

Iphone almak için ciddi bir çalışma içine girdiğimi söylemek isterim. Ablama bir sene boyunca bana iphone alması adına psikolojik baskı yaptım. Kimi zaman cebindeki son parayı verip bana iphone alacak gibi geldi. Ama güçlü kadınmış vesselam. İyi dayandı ve dayanmaya da devam ediyor :) Iphone alması için baskı yaptığım Eda Ceren ise ciddi bir çalışma içine girmişti. İnternetten yaptığı küçük ( veya kapsamlı ) fiyat araştırması sonucu uygun fiyata (1650 TL civarı ) iphone bulduğunu söyledi. Sonra bu parayı toplamak adına daha önce tanışmadığı ablamla diyaloga girmeye çalıştı. İlk tercihler, alınan kararların hayata geçirilmesi ve devamlılık açısından önemlidir. Ablamla yaptığı konuşma ve ablamın kararlı tutumu Eda Ceren’i daha henüz yolun başındayken yıldırmaya ve karşı saldırıya geçip benim bu telefonu almamam gerektiğine ikna çabalarına yetti de arttı. Aslında Eda Ceren’in düşüncesi güzeldi. Yakın dostlarım ve akrabalarımla (ablam, abim, Gülşah, Atila vs.) iletişime geçerek durumu açıklamayı planlıyordu. Daha sonra yaklaşık beş ya da altı kişiyi ikna edip iphone parasını beş ya da altıya bölmeyi düşünüyordu. Sonuç olarak kimsenin cebinden büyük meblağlarda para çıkmayacaktı ama ben de hayalime kavuşmuş olacaktım. Ama daha bir kişi ile konuşması bile bu planı hayata geçirememesi konusunda onu ikna etti. Beni de…

Evet ben de başkalarından bana iphone almalarını beklememe konusunda ikna oldum ve hayalime ulaşmak adına kişisel çalışmalarıma başladım. Öncelikle kumbaramda biriktirdiğim paralarla hep bir hayalimi gerçekleştirdiğimi söylemeliyim. Bu ne olursa olsun, fiyatı ne kadar olursa olsun bu parayı gözüm kapalı harcayacağım anlamına geliyor. Şu an kumbaramda biriktirdiğim para iphone almak adına olacak. Daha şimdiden 500 TL’lik kısmı biriktirilmiş durumda (yok yok merak etmeyin kısa sürede biriktirmedim o parayı, yaklaşık 3 ayımı aldı :)) Velhasıl kelam iphone alabilmek için, tek başıma para biriktirmeyle, yaklaşık 4 ay daha para biriktirmem gerekiyor. Bu noktada, siz bir dalgınlıkla blog yazımı okuyan değerli insanlardan kumbaramdaki hayalime destek olmanız adına yardım isteyeceğim. Yazının sonunda hesap numaralarım olacak ve bu hesaba sadece iphone almak adına para biriktirmek için para girişi olacak.  Bu sayede hayalime destek olan kişilerin hayalini gerçekleştirmek adına yardımcı olacağım.

50 Kr, 1 TL, 5 TL, 10 TL… Gönlünüzden ne kadar kopuyorsa bu hesaba gönderin, bir gariban daha Iphone’una kavuşsun… :)) (diyerek noktayı koyuyorum :))

Pamuk Eller Cebe :):
İş Bankası
İzmit / Kocaeli Merkez Şubesi
Şube Kodu: 2400
Hesap No: 2671332
IBAN:  TR360006400000124002671332


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder