üdopara

31 Ağustos 2012 Cuma

ÜTopik ' BAKIŞ AÇISI'




Bilinmezlikler...

Çocuksunuzdur. Bildiğiniz tek şey hiçbir şeyi tam olarak bilmediğinizdir. Dünya büyük, kocaman bir şeydir sizin için. Gökyüzü sanki sonsuzluk gibidir. İki sokak ilerideki bakkala yürüyüşünüz sanki günler alır.

Okula başlayana kadar  bildiğiniz gerçeklikler bellidir. Anne-baba, kreş, ev, mahalle... Ne kadar kötülükten haberdar olabilirsiniz ki? Babanızın ısrarla 19:00 - 20:00 arası açtığı haberler sizin için işkencedir. İlgilenmezsiniz. Gerek duymazsınız. Sıkıla sıkıla izlersiniz. Bitmesini beklercesine...

Okula başlarsınız. Okulda 'gerçekliklerin' ilk temeli atılır. 'Bak yaşadığın dünyada bu GERÇEKLER de var' denir. 

Okulda öğretilen en kötü şey ise aşık olmaktır. 
Bunun haricinde insanların neye inanması gerektiği (?)
Nasıl yönetildiği(!)
Neleri yapıp, neleri yapmamaları gerektiği (!)
Yani kuralları
Güzeli
Çirkini
Haklıyı (!)
Haksızı(!)...

Daha nicelerini öğretirler. 

Okulun müfredatını İktidardaki partinin görüşünü savunan bakan onaylar. Görüşüne uymayanları veya kendi düşüncesine tehdit olarak gördüğü her şeyi çıkarma yetkisi vardır. Yani sen değil düşüncelerin devamı önemlidir. Sosyal devlet, özgürlük, laiklik, adalet, eşitlik safsataları eşliğinde...

Okulda masum bakkalınıza yürüdüğünüz yolun aslında iki gün sürmediğini, A noktasından ( eviniz) B noktasına ( bakkal) gitmek için 300 metre yürüdüğünüz 23 kalori yaktığınız, yolda hayalini kurduğunuz mutlu ülkenin gerçekte var olmadığını, aslında sadece kalorisi yüksek çikolatayı düşündüğünüzü, eğer bu hızla alış-veriş yaparsanız gelecekte obez olacağınızı öğrenirsiniz. Hatta öğrenmek zorunda bırakılırsınız. Çünkü sistemin devamlılığı için, gelecek nesillerin sizin efsanelerinizi yaşatması için onları köleleştirmelisiniz. Eğitim köleleştirme adına kullanılan en önemli silahtır.

Şanslıysanız üniversiteye gidersiniz. Şans dediğime bakmayın. Üniversiteye gitmek için de yapmanız gereke şeyler vardır. Örneğin okulda öğretilenleri harfiyen ezberlemelisiniz. Ezberlemenizi istedikleri için yavaş öğretme ve uygulamaya dayanmayan bir sistem mevcuttur. Dersane, özel ders ise sizin aptallığınızın boyutunu gösterir. Pardon şansınızı arttıracak etkenlerin başını çeker demek istemiştim. Maddi durumunuz bilginizden (!) daha önemlidir. 

Fakat maddi durumunuzun farkına varamayacağı veya farkına vardıramayacağı bir şey vardır.

BAKIŞ AÇISI

Üniversite size öğretilen sistemi devam ettirmeyi amaçlar. Müfredatı buna göre dizayn edilir. Farklı kulvarda yarışacak atlar hazır hale getirilir. 

Eğer 4 senelik üniversite hayatınızda etrafınıza bakmadan derslerinizle ilgilenirseniz sistemin istediği kıvama gelirsiniz. Eğer derslerinizden kafanızı kaldırıp etrafınıza bakmaya başlarsanız; işte o zaman kafanıza büyük bir balyozun 'dank' diye inmesine ortam hazırladınız demektir. 

Etrafınızda bir sürü insan bir sürü farklı bakış açısı ile hayatlarına devam etmektedir. Benzerlikler vardır ama daha çok farklılıkları bulmak gerekir. Uç noktaları görmek, anlamak gerekir. 

Değişik bakış açıları sayesinde çocukluktan itibaren öğretilen gerçeklikler (!) yıkılmaya başlar. 

Sistemin gerektirdiği kurallar anlık ihtiyaçtan çıkmıştır ve bir ömür boyu sürdürülmesi gerekmemektedir. 

Ne kadar farklı olmak istersen iste, farkın aynılıktan öte geçemeyecektir. Farklı olsan bile bunu anlatamayacaksındır. Anlatsan bile anlamayacaklardır. 

Sevmek bencilliktir. Kesin değil ama çoğunluk olarak böyledir.

vs. vs. vs.

Doğmayı isteyip istemediğin bir dünyada yaşamaya bırakılman acı bir durumdur. Hele ki milyonlarca yıl boyunca insanların veya canlıların oluşturduğu düzenin ötesine geçemeyecekken...

Hele de hayatın anlamını bulamıyorken...

Gerçeklik kayıp gider avuçlarımdan kum taneleri gibi. Rüzgar tarar saçlarımı, yağmur alır susuzluğumu... Yaşar giderim... Full Stop


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder