üdopara

28 Haziran 2013 Cuma

ÜTopik "SONLU DENKLEM"

Kafamda milyonlarca kombinasyon var. Sorun ne olabilir diye çıkarttığım binlerce sebebin bir araya gelme ihtimalleri soucu oluşan kombinasyonlar...

Gerçekten sorun neydi? 

Ufak hikayem şöyle: 
Bu zamana kadar kafama göre yaşadım. Yaşayabildiğim ve yapabildiğim şeyleri mantığım çerçevesinde düşünerek hayata geçirmeye çalıştım. Önüme hedef diye koyduğum çoğu şeyi de başardım. Yapmak istediğimi yaptım, yapmak istemediğimi tembele yatarak yapmadım. Bazen sakatlandım hayallerimi hayata geçirirken. Bir anlık heyecan için aylarca kolum askıda kaldığı zamanlar oldu. Buraya kadar her şey geyet normal ve güzel benim açımdan. 
Konu aşk kısmına geldiğinde, işte o zaman sıkıntılarım başlıyor. Bu konuya girmeden şunu belirtmeliyim ki, sorun bende. Gerçeten.... Bunu kabul ediyorum. Hem birini sevip, hem de onunla evlenmeyi hayal etmemek, ilginç bir çelişki. Ama bu benim. 
Şimdi aşk konuşalım. Bu zamana kadar bir çok kadına ilgi duydum. Bazılarına aşık oldum. Aşık olmak güzel bir duygu.  İnsanı daha çok kendine getiriyor. Daha çok hayata bağlıyor. Bir şey gördüğünde o gelebiliyor aklına ya da bir şeyleri sırf o görsün diye getirdiğin zamanlar. Birlikte bir yerlere gidilebiliyor mesela, birlikte evde zaman geçirilebiliyor. Sen olabiliyorsun onun dünyasında ve biz çıkıyor cümlelerin ortalarında... Sevmek, aşık olmak güzel şey. Peki aşkı, sevgiyi, bir ilişkiyi ne bitirir? İşte kafamdaki milyonlarca kombinasyonlardan herhangi birisi.

Bu zamana kadar bir çok ilişki yaşadığımı söylemiştim ya, hiçbirisinde bu gün biten ilişkim kadar taviz vermemiştim. Ben, kafasına göre yaşayan insan, artık bazı şeylere dur demeye karar vermiştim. Karşımda kıramayacağım veya incinmesini göze alamayacağım kadar değerli birisi vardı. Nelerden taviz vermedim ki? Bana karşı yapıldığında çok sinirleneceğim bir şeyi, karşı cinsiyetten arkadaşlarımla arama ve konuşmalarıma mesafe koymaya çalıştım. Evden işe, işten eve gider oldum. Arta kalan zamanlarda proje ve 'o' vardı. Hayatım bir şekilde monotonlaşmaya başladı. Hayallerim eskisi kadar hovarda değil, daha derli topluydu. Bunlardan pişman olmadım. Çünkü askerlikte nöbet zamanlarında hayatımı gözden geçirmiştim. Artık ciddi bir ilişki içinde olacaktım. Gittiği yere kadar gidecekti. 

Olmadı. Yani gitmedi. Gittiği yer buraya kadarmış. Ah şu evlilik. Sahi ne var şu evlilikte de herkes evleniyor? Yani sosyal devlet olmamız nedeniyle bazı medeni haklarımızı elde edebilmemiz için evlenmemiz gerekiyor. Askere gitmek gibi zorunlu kılınmış. Peki ama herkes evlenmeye uygun olmayabilir ki, 'askere elverişli olmayanlar' gibi. 

Neyse evliliğin aşk ile ilgili olmadığı konusunda artık düşüncelerim çok net. İnsanlar sırf evlenmek için ve bir çok şeyi meşrulatşırmak için evleniyorlar. Ben aşkı yaşayacağım hep, evlenmeden!!!

Bu gün hüzünlüyüm. Tekbir açıklama yapılmadan terkedildim. Kafmda milyonlarca kombinasyon var, neden ayrıldığımıza dair. Biliyorum hiçbirinin artık bir önemi yok. Anlıyorum 'o'nu çünkü o daha fazla bana engel olmak istemiyor ve beni düşündüğü için (!) böyle bir karar aldı. Bana iyilik yapmadığını söyleyebilirim. Bu çok kötü bir davranış, tek kelime etmeen çekip gitmek... 

Neyse, uyuyup, uyanınca, masallar gerçeğe döner ve insanlar evlerinde uyanır. Ben de yatayım, sabah yeniliklere gebedir. 

Her şey gönlünce olsun.

ÜTopYa - 280214 C HAZ 13

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder