üdopara

12 Mart 2014 Çarşamba

ÜTopik "BERKİN ELVAN, o daha bir ÇOCUKTU!"

Bir çocuğun öldürülmesinden bahsetmek istiyorum. Gezi olaylarında başlayan ve çığ gibi büyüyen uyanışın en acı kaybından: Berkin Elvan'dan.

O daha 15'inde bir çocuktu. O belki 30'lu yaşlarını göremedi ama siz mutlaka 15 yaşında oldunuz. O yaşlarda ne hissettiğinizi, ne düşündüğünüzü, neyi savunduğunuzu hatırlıyor musunuz? Ben hatırlıyorum. Çoğunlukla isyan ettiğim hayatımda savunduğum şeyler kendi düşüncelerim değildi. Kimi görsem beni bir şekilde etkilerdi. Bir şekilde taklit ederdim. Heyecanlıydım, cılız gücüm ve bitmek bilmeyen enerjimle hayatla mücadele ederdim. Çocuktum ve amacım mutlu olmak olmamasına rağmen çok mutluydum kendi dünyamda...

Nedeni ne olursa olsun, düşünceleri filiz, gücü cılız, yüreği büyük çocuklar sokağa çıkarlar. Her gün hem de... Arkadaşlarıyla zaman geçirmeye, hayvanların peşinden koşmaya, dünyayı keşfetmeye ve bazen de ekmek almaya...

Sokağa çıkan çocuğun üzerine ateş açamazsınız. Hatta sokağa çıkıp 'ben senden farklı düşünüyorum, bana yaşam alanı bırak' diyen kimseye ateş edemezsiniz. Bu bir suçtur. Ceza gerektirir. Gerekçen ne olursa olsun insanların yaşama hakkını elinden alamazsın. Kimsin ki sen? Nesin?

Bir çocuğu öldürdünüz. Bir çok genci öldürdünüz. Bir çok insanı baskı altında tuttunuz. Bir çok kitleyi hapsettiniz, katlettiniz, nefrete sürüklediniz.

ARTIK YETER!

İnsanların farkına varın. Kaçıncı yüzyılda yaşıyorsunuz. Teknolojiyi, insanların gelişimini, düşünce sisteminin farklılığını FARK EDİN. Bunları yok sayamazsınız. Bir araya gelen milyonlarca insanın dar kalıplarla yönetilmesini beklemeyin. Onların bir arada durmasının sebebi mutlu olmak istemeleri. MUTLU OLMAK! Sizler  ise mutluluk vaadleri arkasında milyonlarca insanı üzüyorsunuz. Mutlu olanlar ise ŞÜKREDEREK mutlu oluyorlar. Daha kötülerini görmüşler çünkü...

Gençler,

Size söylüyorum. Kanı heyecanlı atanlar. Sokaklara çıkanlara imrenerek bakanlara, orada olamadıkları için içi içini yiyenlere, sokakta polis şiddetine karşı çıkanlara, insanların haksızlığa uğramasına tahammül edemeyenlere... Sizlere sesleniyorum. Bu siyasi bir çağrı değil. Bu şiddete bir çağrı değil. Bu yanlış gördüğünün 'yanlış' olduğunu dile getirme çağrısı. Bu sokağa çıkıp, yakıp yıkmadan, hep bir ağızdan şarkı söyleme çağrısı... Bunu sizler yapabilirsiniz.

Sosyal Sorumluluk çalışmaları yapan kişiler,

Size söylüyorum. Daha iyi bir dünya yaratmak için çalışma yapıyorsunuz. Bu sizi de ilgilendiriyor. Eğer sadece rant için gönüllüyüm demiyorsanız ve daha iyi bir dünyanın temellerini sosyal sorumluluk çalışmalarının oluşturacağına inanıyorsanız, buyrun sokaklarda taşkınlık yapanları dizginleyin ve nasıl hak aranacağını onlara gösterin. Strateji geliştirin, şiddetle değil de yaygın eğitim metotlarıyla öğretin ne istediğiniz...

Hadi sokağa çıkın, çünkü Berkin öldü, Ali İsmail, Ethem... öldüler. Ölümsüz değiller. Çünkü öldüler, hatta öldürüldüler!

Sokağa çıkın ve düşüncelerin yaşamasını sağlayın. İnsanlar ölmesin diye sokakta onların yanında olun.

Ha bir de hava soğuk, az kişi olunca üşürler!!! Sokulun birilerine ve düşüncenizin sıcaklığıyla ısıtın onları.

HADİ...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder