üdopara

23 Haziran 2014 Pazartesi

ÜTopik "MUTLU OLMAYI BEKLEME, MUTLU OLACAĞIN ORTAMI YARAT!"



Mezun olduktan sonra uzun zamandır çok karamsar olmadığımı fark ettim. Eskiden düşüncelerin yıkıcı gücü uzun süre üstümdeki etkisini yitirmezdi. Şimdi ise saman alevi gibi... 

Uzun süredir karamsarlık çukuruna balıklama dalan birileri ile konuşmamıştım: ta ki çok sevdiğim, vefakar arkadaşım, dostum Murat Can ile konuşana kadar. Herkes hayatının bir aşamasında karamsarlık çukurunu ziyaret etmiştir. Bazıları ise defalarca... Önemli olan o çukurun farkına varabilmek ve o çukurdan çıkabilmek. Murat Can bana en doğru soruyu sordu: " Senin mutluluk kaynağın nedir?". Cevabı geç veriyorum çünkü düşünüyordum. Gittiğim her yerde, yaptığım her işte aklımda bu soru vardı: Benim mutluluk kaynağım nedir?!

Maddeler halinde yazmam gerekirse:
* KEŞİF: Mutluluğun ne olduğunu anlamam için mutsuz olduğumu keşfetmem gerekiyor. Bu keşif aşamasında ise kendine dönmen ve diğer insanlardan kendini soyutlaman gerekiyor. Kendime hep şu soruları sordum: Bir terslik yok mu sence de? Neden böyle hissediyorum?

* KAVRAMA: Bir terslik vardı. Diğer insanlardan farklı düşünüyor, farklı görüyor, farklı şeylerden keyif alıyordum. Bu özel bir insan olduğum anlamına gelmiyordu. Üstün yeteneklerim yoktu. Hatta 'normal' insanlardan daha az yeteneğim vardı. En önemli sıkıntı ise iletişimdi. Düşündüğümü söyleyememe ya da incitmeden söylemenin yolunu bilememek. Bu aşamada kendime şu soruları sordum: Neleri yapmaktan mutlu oluyorum? Hangi davranışlar bana göre yanlış geliyor? Neden yanlış? Onlar neden yapıyor? ... Daha bir çok soruyu sordum kendime. Bazılarının cevaplarını hala bilmiyorum ama bir çok şeyi net olarak anladım: Neyi seviyorum, neyi yapmak istiyorum...

* AH ŞU İNSANLAR: Mutluluğu sağlayan veya baltalayan bir çok insan var etrafta. İletişim yeteneğine ve ilgi alanına göre genişleyip daralabilen bir de yapısı... İnsanlarla benim aramdaki ilişki bir olasılık sistemi. Onların davranışlarına göre şekillenen benim davranışlarım ve onların kombinasyonları. Basit olarak söylemek gerekiyorsa: zamanında elimde kocaman bir silgiyle gezdim ve beni mutsuz eden, mutsuzluğa sürükleyen herkesi hayatımdan bir bir çıkarttım. Bazıları tekrar hayatıma girdiler, girenler artık mutsuzluk vermeyecek kadar farkındalık kazanmışlardı. Bazıları ise hayatımdan çıktıklarının farkına çok sonra vardı. Onlar hayatımdan çıktıktan sonra kendimi yalnız hissettim. Yalnızlığın dibine vurdum fakat pes etmedim. Beni mutlu edecek insan modelini çizdim kafamda ve onları aramaya koyuldum. Hala arıyorum...

* İSTEDİĞİN ŞEYİ YAP!: Mutsuzsan bir sıkıntı var demektir. Sıkıntı olduğunu keşfettiğinde, kendinle ilgili temel argümanları kavradığında ve sana engel olacak, seni mutsuz edecek insanları hayatından çıkarttığında artık geriye tek bir şey kalıyor: istediğin şeyi yapmak! Gerçekten ne istiyorsun? Ne yapmak seni mutlu ediyor?  Hangi etkinliği kiminle yaparsan keyif alırsın? O kişi de seninle bu etkinliği yapmaktan keyif alır mı? Sorular, sorular... Bu soruların cevabı senin hayat çerçeveni oluşturacaktır. Yapmak istediğin her şey de senin mutluluğundur. 

*KARAR: 'hayat sahnelenmeyecek bir oyunun sonsuz tekrarıdır' Neye karar verirsen, onu yaparsın. Bir çok seçenek içinde kararsız kalırsan hiçbir şey yapamazsın. Bazen başkalarına göre yanlış da olsa, seni mutlu edeceğini düşündüğün kararları vermelisin. Verdiğin kararları değerlendirmeli ve sürekli kendini sorgulayarak senin için en ideal olanı bulmalısın.

Bonus İpucu: Sürekli gülümse. Gülümsediğinde insanlar yumuşayacaktır. Ha bir de iletişim gücünü kuvvetlendir. İnsanlarla iletişim kurmak, onlar konuşmadan da ne konuşacaklarını tahmin edebilmek, onları hissetmek mutluluk için önemlidir. 

Mutluluk serüveninizde başarılar dilerim. 

Murat Can, umarım mutluluğun sandığın kadar uzak olmadığını görebilmişsindir. 

ÜTopYa- 232318 C HAZ 14

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder