üdopara

2 Ocak 2017 Pazartesi

2016'da Ne Olmuştu!



”Hiçbir şey şu gerçeği değiştiremez; bilgileriniz geçmişe mahsus, kararlarınız ise geleceğe yöneliktir.” (Lan E. Wilson)


Ne biliyorsam, hep tecrübedendir. Okuduğum kitaplar, aldığım eğitim, bulunduğum ortamlar, sevdiğim kadınlar ve hayatıma dokunan, siz, insanlardan...

Herbir fotoğraf kendi içinde derin anlamları barındırmaktadır. Blogda göreceğiniz sadece basit kelimeler ve yüzlerce fotoğraf arasından seçilmiş birkaç fotoğraf! Bir yılı anlatmak için ne bu blog yazısı ne de birkaç fotoğraf yeterlidir. Bunun içindir ki anıları fotoğrafların arkasına saklıyorum. 

Yine bir yeni yıl ve yine bir geçmişi gözden geçirme ritüeli. Sahi 2016'da neler olmuştu?

Başlamadan önce, 2016 yılının şarkısını Fırtına olarak belirledim. Keyifle dinlemeniz dileğiyle...


MELİS


2015 yılına olduğu gibi 2016 yılına da Melis damgasını vurdu. 2015'in sonunda ayrılmamıza rağmen 2016 yılının yılbaşını birlikte geçirmiştik. Sevgili olmadan arkadaş kalmanın zorluklarını yaşadık. 14 Şubatta Sapanca'da güzel bir tatili birlikte yaptık. Harcanmış bir ilişki diye düşünüp tekrar sevgili olma kararı aldık ve bir ay sonra tekrar ayrıldı. Bu ise son ayrılığımız olmuştu. Bir süre yine arkadaş olarak devam etmek istesek ve Fethiye'de tatil yapmaya karar versek de 15 Temmuz olayları sonrasında devlet memurlarının izinlerinin iptal edilmesi ve bizim tatili yarıda bırakıp dönmemiz ve sonrasında yaşananlar Melis ile aramızdaki bağın kopmasına neden oldu. Birçok keşkelerimle birlikte bu defteri kapatmak zorunda kaldım. 

Mudanya Tatili | 20 - 21 Ağustos

Melis ile yaptığımız son tatil oldu. İlk kez Mudanya'yı görmem ve kaldığımız otelin tarihi yapısı, balkonu ve sohbetimiz 2016 yılına dair hatırlayacaklarım arasında olacaktır.

YDS KURSU | Ocak - Mart


Yeni yılda YDS'den 70 ve üstü puan alma amacım vardı. Hırs yapıştım. Bunun için de Kuzey Akademi'de YDS kursuna yazıldım. Daha öncesinden 67,5 puanım vardı. Kursa gitmeme, çalışmama ve yeterince zaman harcamama rağmen 70'i yine geçemedim.

TCDD'de MÜHENDİS OLMAK


Yeni yıla büyük heveslerle ve iyi insan olma çabalarıyla girmiş olsam da, TCDD'de halen ihale biriminde çalışıyor olmak bana tat vermiyordu. Mesleki olarak tatmin olamıyordum. Eski amirimle yaşadığım olaylar ve sonrasında birim değiştirmem yetmiyormuş gibi bir de bunun üstüne evrak biriminde çalışan Hüseyin Bey'in boğazımı sıkması (evrak gönderimiyle ilgili bir anlaşmazlık yaşandı ve fevri bir hareketle boğazımı sıkma cüretinde bulundu) bir süre psikolojimin bozulmasına neden olmuştu.  

Tiyatro

TCDD'deki en güzel gelişmelerden birisi ise kurumun tiyatro ekibine katılmış olmam sanırım. Tiyatronun dinlendirici ve rahatlatıcı etkisi, ekibin sağlam ve uyumlu olması geçen bir sene boyunca güzel anıların birikmesine neden oldu. Ortaya henüz bir oyun çıkaramamış olsak da orada bulunmak bile yeterlidir.

KIBRIS GEZİSİ | 25-28 Şubat


Hayat bir serüven ve araya sıkıştırdığınız seyahatlerdir. 25 Şubat'ta hayatımda unutamayacağım bir gezi gerçekleştirdik. Yavuz, Mustafa, Halit ve ben Kıbrıs'ta buluştuk. Halit'imin beni inanılmaz övmesi sonucunda Eda ile tanıştım. Hoş, Eda'yı da bana övmüştü. Tanıştığımızda Eda'nın birçok özelliğinin Melis'e benzediğini vark ettim. Kıbrıs'a askerlikten sonra ilk defa gitmiş olmamdan dolayı da ayrıca önemi vardı. Askeriye'deki o psikoloji olmadan, Kıbrıs'ın tarihi yapısını ve doğal güzelliklerini Halit'in yardımıyla görebildik. Mavi Köşk ve oranın sahibi olan mafya babasının hayatını asla unutamayacağım. 

Kıbrıs'ın gotic tarihi yapısı, Girne, Magosa ve Merit'i asla unutamam.

BMW 116i HATCH


İnsan ne için yaşar? 
Başkalarının hayallerini mi, kendi hayallerini mi yaşamalı? 
Mutlu muyum? 

Birgün çalıştığım kurumun masasında, kendime bu soruları soruyordum. 

Sonra ne kadar rutin bir hayatımın olduğunu ve bunun beni mutsuz ettiğini fark ettim. Sonra'da ilk göz ağrım, genişliğiyle, az yakmasıyla beni ihya eden arabamı satıp yerine Mini Cooper almayı planlarken Yavuz'un ve abimin destekleriyle BMW aldım. Aslında hayalim Cooper'dı. Fakat üniversitedeysen BMW amblemlerine bakıp, bir BMW'min olmasının beni ne kadar mutlu edeceğini düşündüğümü de unutamıyorum :) 



2016 yılının bana en iyi gelen yanlarından birisi bu araba oldu.

KANARYA ADALARI | 18 - 23 Nisan


Senenin başında kendimce bir karar vermiştim: Salto-youth.net üzerinden ilgimi çeken projelere başvuru yapıp, bu projelerde yer almak için elimden geleni yapacaktım. Birçok projeye başvurdum ve çoğu reddedildi. Fakat hayallerimden birisi olan Kanarya Adalarına gitme imkanı Erasmus+ Eğitim Kursu vasıtasıyla gerçekleşti. 

NON FORMAL EDUCATION IN ERASMUS+ projesine katılım sağladım. Normal şartlarda bu seyahatim için bir yazı yazmam gerekirdi fakat 2016'daki üretken olmama modumdan dolayı yazı yazamadım. Fakat özetle şunlar gerçekleşti: Gidiş ve dönüşte toplamda 8 uçak değiştirdim. Madrid havaalanında uyudum, ilk defa bu kadar uzak bir yere yolculuk yaptım, siyah kumsalı olan denizde (daha doğrusu okyanusda) yüzdüm, güzel bir eğitim yaşadım, farklı bir kültür yaşadım.


KPSS, ALES ve YDS FİYASKOSU


2016 yılının başında bir karar aldım: KPSS, YDS ve ALES'e tekrar hazırlanacak, yüksek puanlar alacak ve iş olanağımı tekrar gözden geçirecektim. Bunun için de sosyal sorumluluk çalışmalarına, aktiF-İz Genlik Topluluğu'na ve O Daha Çocuk kampanyasına ara vermem gerekecek, hayatımı pasifize ederek derslere odaklanmam gerekecekti. Bu söylediklerimi büyük oranda gerçekleştirdim. Fakat hazırlık aşamasında hep son anlara kalındığı için sınavlar benim için büyük bir fiyasko oldu. KPSS'den istediğim puanın çok çok altında aldım, YDS'den 70 barajını geçemedim ve ALES'den puanımı yükseltmiş olsam da çok yüksek bir puan alamadım. Sonuç olarak artık sınav olayını rafa kaldırdım. Belki 2017 yılında YDS'yi tekrar deneyebilirim.

METALURJİ VE MALZEME MÜHENDİSLERİ ODASI


Beni birçok anlamda geliştirmeye yönelten Metalurji ve Malzeme Mühendisleri odası ile çalışmalara bu sene de devam ettim. 

2016'nın en güzel anılarından birisi Genç Mühendislerle İğneada'daki Longoz ormanlarına gidip, sahile yakın bir yerde kamp atmamız oldu. Hem seyahat, hem muhabbet, hem de bana hissettirdikleri güzeldi. 

Senenin sonuna doğru düzenlenen Uluslararası Metalurji ve Malzeme Kongresi'nde aktif olarak görev aldım. Hatta bu kongre bana organizasyonel anlamda bir çok şey kattı. Böyle bir organizasyonda neler yapabileceğimi, ne yapmak istediğimi ve kendimi daha iyi tanıdığımı düşünüyorum. Ayrıca, diğer kongrelere göre daha fazla sorumluluk aldım ve elimden geleni yapmaya çalıştım. Mutluyum :)

Oda çalışmalarında ise benim için önemli olaylardan birisi Metalurji Genç Temsilciler Kurulu toplantısının giriş kısmında benim kolaylaştırıcılık yapmamdı. Çalışmaya başladığımızda yaygın eğitim metotlarını kullanarak katılımcıların beklentilerini, bilgilerini interaktif bir şekilde ortaya çıkardım ve oda tanıtımını onların bilgileri ve eksik kalan yönlerini de ele alarak oluşturdum. Oda için yeni bir metot olması ve sıcak karşılanması da beni ayrıca mutlu etti. Bu toplantının sonuna doğru da öğrencilerin işine çok karıştığım kanısına vardım ve pişmanlığını derinden yaşadım. Ne yapıyorsa öğrenciler kendileri yapmalı, karar mekanizmalarını etkilemek yaratıcılıklarını ve sorumluluk bilinçlerini etkilemek demekti. Bu da bana tecrübe olsun.

VENEDİK ve ADRİYATİK SEYAHATİ | 25 Haziran - 9 Temmuz


Bu seyahat kendime kaçışların en büyüğüydü diyebilirim. Ayrıntılı olarak ADRİYATİK DENİZİNDE İKİ HAFTA - Venedik | Hırvatistan | Karadağ başlığı ile paylaştığım seyahatimin bana kattıklarını asla unutamam. Ayrıca maddi olarak da hala etkisini hissediyorum (Ekonomim hala düzelmedi) :)



Metro Turizm Olayı

Adriyatik seyahatimin sonunda asla unutmayacağım bir tecrübe de yaşadım. Metro Turizm'den sözde ucuz bilet almak adına otobüs bileti almıştım. Metro Turizmin beni almadan gitmesi ve bayramın son günü yüksek fiyatlardan uçak bileti almam beni ekonomik açıdan iyice çökertti. 

Ülkeye dönünce de bu konunun peşini bırakmadım. Tüketici Hakem Heyetine başvurdum. Hakem heyeti beni haklı buldu, kararı Metro Turizm'e gönderdiler fakat teslim alınmadı. Sonra İcra'ya başvurdum. Sonuç olarak İcra kararını da uygulamadı. Bakalım bu işin peşini bırakmayacağım bir şekilde. (Metro Turizm belalı bir firmaymış. Başıma bir şey gelirse onları da bir soruşturun :))

MANSIZ'IN DÜĞÜNÜ


2016 yılınında daha çok yalnızlığı hissetmeye başladım. Bunun en önemli nedenlerinden birisi ise en yakın arkadaşlarımın patır patır evlenmesi. İzmir'de ve İstanbul'daki düğünler benim için önemli anıları barındırıyor. İzmir'de sağdıç oluşum, İstanbul'da sevdiğim insanların düğüne gelişi ve bir arkadaşımın evlenmesinden duyduğum mutluluk. Arkadaşının mutluluğunu paylaşmak güzel bir duygu.

TODAİE


2016 yılının bana en büyük sürprizi belkide TODAİE'dir. Düşük Ales puanıma rağmen, mülakatın iyi puan getirmesi sonucu TODAİE'ye başladım. Kurumdan uzaklaşıp eğitime zaman ayıracak olmam beni mutlu ediyorken bir de Mansız, Soner ve Serdar ile harika bir dinamik sağlamamız ayrıca mutlu etti.



TODAİE hiç de sanıldığı gibi kendinize daha fazla zaman ayırabileceğiniz bir Yüksek Lisans programı değil. Örgün eğitim gibi derslere devam zorunluluğu, her hafta okunması gereken tonlarca makale,  dönem ortasında ve dönem sonunda hazırlanması gereken sunumlar ve ödevler... Ben kurumdayken çok daha fazla zaman ayırıyordum kendime. TODAİE dolayısıyla gecem, gündüzüme karıştı ve içim dışım makale oldu!

HACK OLAYI


Bu senenin en büyük olayıydı diyebilirim. Benim Whatsapp uygulamamdaki konuşmalardan biri başka birisine gönderildi. Ayrıca facebook uygulaması ve instagramda da benzer şeyler oldu. 

Sonrasında ise bütün hesaplarıma birer birer girildiğini fark ettim. Yaşadığım şok, olaylar ve bana yaşatılanlar belleğimde önemli yer tutuyor. Çünkü bu olay sonrasında hayatımdan önem verdiğim 4 kişiyi çıkarmak zorunda kaldım/bırakıldım. Bu insanların bana çok yakın insanlar olması da arkadaşlık, dostluk kavramını tekrar sorgulamama neden oldu. Bu sorgulama süreci gereğinden uzun sürdü ve psikolojimi alt üst etti. Geçici depresyon yaşadım. Halen kırıntılarını yaşamaktayım. 

Bu olayı bana yaşatan kişiyi hayatım boyunca affetmeyeceğim.

ÇAKRAZ KAMPI/FELAKETİ | 12-14 Ağustos





Ağustos ayına doğru bir kamp aşkı aldı yürüdü bende. Buna istinaden kamp malzemeleri satın aldım. 
İlk kampı Mehmet Kaya ve Ali ile Gideros koyuna gitmek üzere planladık. Bartın üzerinden gideros'a doğru yol alırken Çakraz'da kamp atıp dönmeyi düşündük. 

Gece boyunca kesintisiz 11 saat yağan yağmur ve sel felaketi nedeniyle çevremizdeki her şey sele kapılmış, köprüler yıkılmış araçlar sular altında kalmıştı. Şansımıza, biz ucuz yırtmıştık ve sadece ıslanarak yolumuza devam edip Ankara'ya dönüş yaptık.

YEDİGÖLLER KAMPLARI | 28 Ağustos ve 23-25 Eylül


Yeni 20'lik dişimi çektirmiştim. YDS öncesinde hem kendime kaçışımı sağlamak hem de sınava odaklanmak için Yedigöller'de ilk kez kamp yapmaya karar verdim. Tek başıma, ameliyattan yeni çıkmış halimle kamp yaptım. 3 gece konakladım. Ne kadar huzurlu, ne kadar etkili bir kamp olduğunu anlatamam. Gecenin bir yarısı kamp kurma uğraşım, karanlıkta hazırlamaya çalıştığım mangal ve mangal etini dişimden dolayı yiyemeyişim. 

Kamp süresince ve kamp sonrasında çok değişik insanlarla karşılaştım. Mutlu oldum :)



Yedigöller'de kamp yaparken eskimeyen dostum MuratCan'a birlikte kamp yapma sözü vermiştim. Bayram sonrasında da MuratCan ile kamp attık. Havaların soğuması nedeniyle üşüdüğümüz bir kamp oldu ama dostluğumuzu pekiştirdik bu kamp ile birlikte.

TOKAT GEZİSİ ve ERFELEK ŞELALESİ KAMPI | 12-18 Eylül



Kurban bayramı benim için aile gezisi ve akraba ziyaretlerinden oluştu. Ablam ile güzel bir plan yaptık. Yıllar önce bizi köyde barındıracak bir ev bulmakta zorlanırken (Şahin emmi, ve Mustafa dede haricinde kimse kapısını açmamıştı) şimdi köye iki arabayla gitmiştik. Hepimizin bir hayatı ve yaşam tarzı vardı. Akraba ziyareti derken de sadece Şahin Emmi ve Mustafa dedeyi ziyaret ettik. 

Tokat sonrasında ise biz Sinop yolunu, abimler Ordu yolunu tuttu. Sinoptaki planımız Erfelek şelalesini ziyaret etmek ve orada kamp atmaktı. Uzun yolculuk sonrasında doğanın içine hapsolmuş harika Erfelek Şelalesini ziyaret ettik. Doğanın içinde, saçma kamp alanı kuralları olan bir ortamda kamp attık, şelalelerin kaynağına tırmandık ve buz gibi suda yüzdük. Erfelek kampı da sonrası da hayatımda önemli tecrübeleri barındırıyordu.

EUROVAN PROJESİ | Davetli Konuşmacı


Sene sonuna doğru yavaş yavaş sosyal sorumluluk alanına dönmeye başladım. Mehmet Altunbaş abinin dolaylı davetine istinaden projenin kapanışında informal grupları temsilen konuşma yaptım. Değerli bir konuşma, güzel bir ortamdı.

ÖZGE


Hayatıma Melis'ten sonra kimseyi almayı düşünmezken, gelişen olaylar ve hissettiklerim beni Özge ile bir ilişki içine sürükledi. Kısa süren bir ilişki olsa da bana kattığı tecrübeler önemliydi. Mesela 'asla kaybetmeyi istemediğin insanla sevgili olma' düşüncesini pekiştirdi. Özge gerçekten iyi bir insan ve onu tanıdığım için de mutluyum.

TOKAT SEYAHATİ ve ASP GENÇLİK VE SPOR KULÜBÜ | 9 - 18 Aralık 



Özge ile yaşadığımız sorunlar ve TODAİE dolayısıyla çooook yoğun ödev hazırlama döneminden sonra kendimi en iyi hissettiğim ortama, Tokat'a Ati'lerin ve Kemalettin hocanın yanına gittim. İlk kez bu kadar uzun kalmamdan dolayı, doya doya zaman harcadım sevdiğim, değerli insanlarla... 

Kemalettin hoca ile projeler hakkında uzun uzun konuşma fırsatımız ve uzun uzun çalışma fırsatım oldu. Ati ile playstationın dibini gördük. Ayrıca eski futbol takım arkadaşlarım yine biraraya gelmiş ASP Gençlik ve Spor Kulübü olarak amatör maçlara çıkıyorlardı. Bana da lisans çıkartıp haftasonundaki maça yetiştirdiler. Gerek idmansız oluşum, gerek de takımla ortak maça ilk defa çıkışımdan dolayı çok bir performans sergileyemedim. Zaten ilk yarıda sakatlandım. Ayağım halen çok fena durumda.

SSPKONGRE VE DERNEK 


2017'ye girerken, sosyal sorumluluk çalışmaları yapmanın beni mutlu ettiğine kanaat getirdim. İnsanlarla uğraşmanın zor olmasından dolayı çalışmalara ara vermiştim fakat bireysel olarak topluma etkimin çok az olduğunu gördüm ve bireyselleşmektense toplumsal fayda için, benlikten soyutlanıp, sosyal sorumluluğa devam etmem gerektiğini düşündüm. 

Bu kapsamda dernek kurmak için çok çaba harcadım fakat dernek için bir yer bulunamadığı için dernek kuramadım. Ama yine de SSPKONGRE (Sosyal Sorumluluk Projeleri Kongresi) çalışmalarına ivme kazandırdık. Yakın zamanda da kongre konusunda gelişmeleri facebook sayfasından yayımlayacağız.


TÜRKİYE'nin DURUMU


Benim hayatımın 2016'da boktan olmasının yanına bir de ülkenin durumunun boka sarması beni mahvetti. 

Sadece intihar saldırılarından bahsetmek bile durumun ne kadar vahim olduğunu gözler önüne sermeye yeterlidir. Wikipedia'da Türkiye'deki saldırıların listesini görebilirsiniz. Bir yılda 16 bombalı saldırı gerçekleştirilmiş ve 359 kişi hayatını kaybetmiş! 

''bir ülkeyi tanımak istiyorsanız, o ülkede insanların nasıl öldüğüne bakın.'' Buradan bakın o ülkede insanlar nasıl ölüyor. Ülkemizin son durumunda kadın haklarına, insan haklarına ciddi bir gasp vardır (patlamalarla ölümler, tecavüzler -kadın, çocuk, bebek, erkek demeden-, yakılarak ölümler, düşünce özgürlüğünün baltalanması ve hapse atılmaları ...) 

Türkiye'deki olayların b.ktanlığını, gündeme etki eden olayları çok güzel bir şekilde derlemiş olan onedio sayfasını ziyaret etmenizi de öneririm. 

15 Temmuz Darbe Girişimi Olay

İzmir'e Mansız'ın dügününe gitmeyi planlıyorduk. Sabah erken saatte yola çıkacağımız için de gece 10'da tam yatağa uzanacağım, F16'lar tepemizde yakın uçuş gerçekleştirmeye başladı. Twitter'dan takibe başladığımda ise Boğaziçi Köprüsü'nün trafiğe kapatıldığını, darbe girişimi olduğunu fark ettim. 

Sonrası ise korku filmi gibiydi. Tarih 15 Temmuz olayını ve sonrasında yaşanan olayları asla unutmayacaktır.  Detayları buradan okuyabilirsiniz. 

Ülkenin PİSA sıralaması, OECD raporu ve doların aldığı son konum (3,56 civarına yükselişi) göz önüne alındığında, ülkeyi zorlu bir süreç bekliyor. 


---

2016 yılı içinde yine çokça kendimi sorguladım. Beni ben yapan birçok değerim, sorguya maruz kaldı. Bende en çok değişimi ise Melis yarattı. Hem onun için hem de onu"n gidişinde artık eski ben olamadım. Bu yıl enerjimin azaldığını fark ettim. Geçmişi daha sık andığımı ve özlediğimi de... Sosyal sorumluluk alanında lider vasfından güdülenen pozisyonuna tekrar geçmemin gerekli olduğunu gördüm ve pozisyon değiştirdim. Olayları farklı perspektiften görmeye çalıştım. Gönüllülerin işleri nasıl gönlünce yaptıklarını gördüm. Gönüllülüğün geliştirilmesi gerektiğini fakat bunun için tekbir reçetenin bütün gönüllülerde işe yarayacak bir sistem yaratamayacağını gördüm. Projeler açısından da kısır bir dönem geçirdim. Katıldığım proje sonrasında da vaadettiğim çalışmaları yapamadım. Çok fazla Malaga ve Pepa y Pepe'yi özledim. Arkadaşlarıma daha fazla zaman ayırmaya çalıştım. Yeni tanıştığım kişileri asla yıllanmış arkadaşlarımın üstünde tutmamaya da çaba gösterdim. Ama sonunda yeni yıla yine yalnız girdiğimi göz önünde bulundurursak, sanırım arkadaşlarımın bencil olmamı, kendimi üzmemek için taviz vermememi anlayışla karşılaması veya gerçekten arkadaşım olduklarını bir şekilde hissettirmeleri gerekiyor. 

Hoşgeldin 2017, benim için neyin var? :)



























---
Edit: 2017'nin daha ilk saatlerinde, İstanbul Reina'da katliam yapan, insanlığı katliam yapmak sanan, toplumu kendi kanlı gözleriyle gören ve dil, din, ırk, cinsiyet fark etmeksizin katleden zalimler; LANET OLSUN SİZE!




1 yorum: