ÜDopYa
Keşfedilmemiş dünyalara ithafen... ÜDopYa'ya tutunun.
üdopara
31 Aralık 2019 Salı
Elveda
Bir ilişki gibiydi bizimkisi... Çok şiddetli duygularla başlamıştım yazmaya. Zihnimin ve kalbimin kapılarını açıp, tecrübelerimi paylaştığım yoldaşım oldu.
Yazılarımı yazarken geçirdiğim zaman o kadar fazlaydı ki, kelimeler güç bulduğum sırdaşım haline geldi. Kelimelerin anlamının arkasına sakladım birçok sırrımı.
Sonra yavaşladı. Yazdıklarım, paylaştıklarım yavaşladı. Seyrekleşti. Ayırdığım zaman ve kelimelerin arkasına sakladığım anlamlar azaldı. Bir ilişkinin sessizce yok oluşu gibi.
Bugün fark ettim: bir senedir yazmamışım. Hem de çok istemiş ama yine de yazamamışım. Kabul ettim. Senin varlığının bir zamanlar mutluluk verdiği noktaların artık çok ötesindeyim.
Bu nedenle, bu bir son, bu bir veda...
Siz, kelimelerime maruz kalanlara, ufak bir elveda...
2020 yılında ve sonrasında, bir daha burada yazmamacasına veda ediyorum.
Sağlık ve sevgiyle kalın
23 Kasım 2018 Cuma
TÜKETİCİ HAKKI NASIL SAVUNULUR? | umityardimm@gmail.com
Uzun bir aradan sonra merhaba,
Hayatın akışına kendimi o kadar kaptırdım ki bloguma yazı yazma ve yazı yazmanın güzelliğini yaşayamadım. Şimdi ise biraz daha normale dönen hayatımdan arta kalan zamanlarda önemli gördüğüm konularda yazmaya devam etmeyi planlıyorum.
Tüketici Hakkı nasıl Savunulur?
Globalleşen dünyada ürünlere ulaşmak ve alışveriş yapmak artık çok kolay. Birçoğumuz aldığımız ürünler/hizmetler sonrasında memnun kalmayıp, buna rağmen hakkımızı nasıl savunacağımızı bilmediğimiz ve/veya hak savunma sürecini bekleyecek kadar sabırlı olmadığımız için süreç başlamadan bitmektedir. Siz hakkınızı savunmadığınızda, sadece o hizmete ödediğiniz para ve zamanı heba ettiğinizi düşünüyorsanız büyük bir yanılgı içindesiniz. Çünkü karşılaştığınız memnuniyetsizlik durumu sizden sonra aynı ürünü alan veya aynı hizmeti kullanan kişinin de karşılaşabileceği bir durum olacaktır. Dolayısıyla hakkınızı hem paranız hem de zamanınız heba olmasın diye aramanın yanı sıra, bunu bir de sosyal sorumluluğunuzu yerine getirmek için yapmış olacaksınız. İlave olarak, mal/hizmet sağlayan firma da daha kaliteli mal/hizmet üretmek durumunda kalacak, daha kaliteli mal/hizmet almış olacaksınız. Bana ütopik düşüncelerin var deyin isterseniz ama böyle küçük sorumluluklarla pozitif toplumsal dönüşüm sağlanabilir. İnanmıyorsanız deneyelim :)
İlk Aşama - Faturanın Saklanması
Laf kalabalığı yapmadan hakkınızı nasıl savunacağınız konusunda birebir izlediğim ve çokça olumlu sonuçlarını tecrübe ettiğim sistemlerden bahsedeyim.
Hangi ürün ile ilgili sıkıntı yaşayacağınızı öngöremezsiniz. Bu nedenle ilk adım olarak, aldığınız her ürünün/hizmetin bedeli olan faturalarınızı saklayın. Bu fatura fiziki şekilde verilmiş de olabilir veya internet üzerinden satın alınmış olup email onayı/efatura şeklinde de gönderilmiş olabilir. Bu dokümanların fotoğrafını çekin ve google drive'da kendinize bir klasör açıp, bütün bu onay emaillerini, efaturaları, fotoğrafları bu klasörün içinde saklayın. Ürünle ilgili sorun yaşadığınızda öncelikli olarak nereye bakmanız gerektiğini bilirsiniz.
İkinci Aşama - Fotoğraf ve Dilekçe
Ürün/hizmet ile ilgili sıkıntı yaşadığınız an, yaşadığınız sıkıntının fotoğrafını çekiniz ve olayı kendi cümlelerinizle anlatan kısa bir bilgi notu hazırlayınız. Bu bilgi notunda ürünü ne zaman aldığınıza, garantisinin olup olmadığına, ne tarz bir sıkıntı olduğuna ve bunun neden firmanın sorumluluğunda olduğuna değinmeyi unutmayın.
![]() |
| Görsel: eskisehirdehaber.com |
Burası önemli! Eğer ki ürünü yeni aldınız ve hemen iade etmek istiyorsanız: 7 gün içinde cayma hakkınızı kullanacağınızı unutmayın. Cayma hakkı, 28 Kasım 2013 tarih 28835 sayılı Resmi Gazetede (Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun) ve 27 Kasım 2014 tarih ve 29188 sayılı Resmi Gazetede (Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği) yayımlanmıştır. Şöyle der:
Cayma hakkı
MADDE 18 –
(1) Tüketici, yedi gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin taksitle satış sözleşmesinden cayma hakkına sahiptir.
(2) Cayma hakkının kullanıldığına dair bildirimin bu süre içinde satıcı veya sağlayıcıya yöneltilmiş olması yeterlidir. Satıcı veya sağlayıcı, cayma hakkı konusunda tüketicinin bilgilendirildiğini ispat etmekle yükümlüdür.
(3) Satıcı cayma süresi içinde malı tüketiciye teslim etmişse tüketici, malı ancak olağan bir gözden geçirmenin gerektirdiği ölçüde kullanabilir; aksi takdirde tüketici cayma hakkını kullanamaz. Cayma hakkı süresi sona ermeden önce, tüketicinin onayı ile hizmetin ifasına başlanan hizmet sözleşmelerinde de tüketici cayma hakkını kullanamaz.
(4) Tüketicinin satıcıyı bulduğu finansal kiralama işlemlerinde cayma hakkı kullanılamaz.
Üçüncü Adım - Firma ile İletişim
Olayı yaşadığınız zaman üzerinden 1 gün geçmeden mutlaka firma ile iletişime geçiniz. Çoğu aksaklıkta/sorunda firma bihaber oluyor ve öğrenmeleri durumunda müşteri memnuniyetini sağlamak için ya yeni ürün ya da değişim önerisinde bulunuyor. En iyi ihtimalle iade kabul ediyor (ki bu ihtimal çok düşüktür). Firma ile iletişime geçmeden sonraki aşamalara sakın geçmeyin çünkü tüketici hakları veya farklı bir kurum size ilk olarak firma ile iletişime geçip geçmediğinizi soracaktır.
Firma ile iletişime email ile geçmeye çalışın. Önceden hazırladığınız dilekçeyi ve memnuniyetsizliğinize neden olan görselleri firma ile paylaşın (bazı firmaların websitelerinde ürün memnuniyetsizliğiyle ilgili şikayet kaydı oluşturacağınız bölümler vardır. Öyle kolay yerlere koymazlar. Mesela THY'de şikayet kaydını açmanız için birkaç sekmeden ilerleyip ulaşmanız gerekiyor.). Email ile ulaşmanızı tavsiye etmemin nedeni bir sonraki aşamada onlardan gelecek yanıt veya yanıt gelmese bile firmaya ulaşmaya çalıştığınız kendi emailinizi şikayet başvurunuzun içine koyarak elinizi güçlendirmeye yarayacaktır.
Dördüncü Adım - Sosyal Medya, Şikayetvar.com ve Tüketici Hakları Paralel Süreci
Bu aşamaya kadar her adımı denediniz ama firma kesinlikle sizin memnuniyetinizi sağlayamadıysa asıl öldürücü darbeyi bu aşamada yapıyoruz.
| Görsel: Aristolog |
1. Öncelikle ŞikayetVar.com sitesine üye olup, şikayet başvurumuzu yapıyoruz. Şikayet başvurunuz için gerekli olan bilgi ve dokümanları ilk iki adımda zaten depolamıştık. Dolayısıyla sadece firmayı seçmeniz, dilekçeyi yapıştırmanız ve fotoğrafları yüklemeniz yeterlidir. Şikayetvar'a yaptığınız başvuru firmaya farklı yönden iletilecektir. Milyonlarca insanın üye olup şikayetleri okuduğu bu platformun firma ile iletişime geçmesi onlara sizin konunuzu biraz daha dikkate alması gerektiğini gösterecektir. Ama bitmedi, oradan gelecek yanıtı beklemeden çalışmamıza devam edeceğiz.
2. Arayı çok açmadan, sıcağı sıcağına Tüketici Haklarına başvuru yapıyoruz. Tüketici Hakları genellikle ya Valilik binasında ya da kaymakamlık binasında bulunuyor. İlinizdeki tüketici haklarını araştırıp, mutlaka şikayet başvurunuzu yapın. Oraya gittiğinizde yanınıza ilk iki adımda depoladığınız dokümanların çıktılarını alarak gidin. Orada bunlara ihtiyaç duyacaksınız. Bu dokümanlar haricinde, firma ile yaptığınız yazışmaların çıktılarını da Tüketici haklarına sunmayı unutmayın.
3. Şikayetvar ve Tüketici Haklarına yaptığınız başvurular sonrasında, başvurunuzun etkisini artırmak, sizin gibi benzer sorunları yaşayan kişilerden destek almak için ve en önemlisi bu firmadan hizmet/mal almayı planlayan potansiyel müşterileri bilgilendirmek için sosyal medya hesaplarınızda Tüketici Haklarına veya şikayetvar.com'a yapmış olduğunuz şikayet başvurunuzun görselini veya linkini paylaşınız. Bu konuda en etkili sosyal medya araçları Twitter ve Facebook'dur. Tercihe göre Instagram'dan da story paylaşımları yapabilirsiniz. Yaptığınız paylaşımların doğru hedef kitleye ve firmaya ulaşması için firmanın sosyal medya hesaplarını etiketlemeyi ve hashtag (#) kullanarak firmanın adını yazmayı unutmayınız.
Sonuç
Karşılaştığınız birçok sorununun üstesinden bu şekilde gelebileceksiniz. Buna emin olun. Birçok firma ile daha 4. adıma gelmeden çözüme kavuşturdum sorunumu. Ama bazı örneklerim var ki, 4. aşama ve sonrasında icra aşamasına kadar gittim. Hangi firma mı? Tabi ki Metro Turizm ile. Kendileri beni Arnavutlukta almadan gittiler ve uçak bileti alıp dönmek zorunda kaldım. Biletimin parasını iade ediyorlardı: almadım. Çünkü ben uçak bileti almak zorunda kalmıştım ki bayram dönüşü olduğu için yüklü bir miktar para ödemiştim. Gelir gelmez size bahsettiğim adımları izledim. Sonuç mu? İşte tüketici hakem heyeti raporu. Tüketici hakları hem biletimin iadesi hem de uçak biletinin ödenmesi kararını verdi. Metro Turizm oralı olmadı. Ben de icraya başvurdum. Bir hafta içinde yasal faiziyle birlikte para hesabımdaydı :)
Demem o ki, yaşadığınız haksızlığı veya hizmet/ürün memnuniyetsizliğini o kişilerin yanına kâr bırakmayın. Sonuna kadar mücadele edin.
Son nokta ise, özellikle google maps, tripadvisor vb. platformlarda yaşadığınız tecrübeyi (iyi ya da kötü) yazıp, puan verin. Sizin tecrübenizle başkaları bu tür sıkıntılar yaşamayacağı gibi, başkalarının tecrübeleriyle siz bu tür sıkıntılar yaşamazsınız. :)
Hadi bakalım, tecrübelerinizi, mücadelenizi buraya yorum olarak sizler de paylaşın.
23 Mart 2018 Cuma
Romanya Vizesi ve Erasmus+ Eğitim Kursu (Dive Deeper Into Social Entrepeneurship/3-11 Mart 2018) | umityardimm@gmail.com
“Bulunduğun yer seni memnun etmiyorsa, yerini değiştir. Ağaç değilsin.” Jim Rohn
Biz de bu güdüyle, önümüze çıkan ilk fırsatı değerlendirdik. Her projenin bilinmezliklere olan keşfini yaşamak, daha önce hiç gitme fırsatımın olmadığı Romanya'ya gitmek için aldığım daveti değerlendirdim ve Dive Deeper Into Social Entrepreneurship projesine 3-11 Mart tarihleri arasında katılım sağladım.
Proje detaylarından bahsetmeden önce, vize sürecinin zorluğunu tecrübe ettim ve bu süreci yaşayacak kişilerin işini kolaylaştırmak adına vize sürecini öncelikli olarak ele almaya karar verdim.
Romanya İçin Vize Aşaması
Projeye kabul edildikten sonra üzerinde çalışılması gereken en önemli konu ülkeye girişi için vize sürecidir.
Projeye başvuru aşamasında Romanya'nın Schengen ülkeleri arasında yer aldığını düşünüyordum. Yanılmışım. Romanya'da Bulgaristan ve İngiltere gibi Avrupa Birliği üyesi olmasına rağmen Schengen bölgesinde yer almıyor. Dolayısıyla Romanya'ya gitmeyi planlayan kişiler Schengen vizesi değil de Romanya vizesine başvuru yapmaları gerekiyor.
Vize aşamasında yaptığım araştırmalarda Romanya vizesi konusunda açıklayıcı ve etkili bir yazıyla karşılaşmadım. Bu neden Romanya vizesinin nasıl alınacağını detaylı olarak anlatacağım.
Başvuru Nasıl Yapılır?
Romanya vize için http://evisa.mae.ro adresi kullanılmaktadır (2018 Şubat ayında biz kullandık). Bu websitesine girdiğinizde aşağıda görülen bir ekran sizi karşılayacaktır (Not: Websitesi sadece İngilizce ve Romanya dillerinde hizmet vermektedir.)
Bu sitede yer alan "Get Informed" kısmında hangi tarzda bir vize almak istediğiniz ve hangi belgelere ihtiyaç duyduğunuz konusunda bilgi alabiliyorsunuz. Asıl başvuru yapacağınız bölüm ise "Apply for a Visa" kısmıdır. Arayüzleri user friendly olmasa da, bazı noktaları bildiğinizde daha rahat ilerleyeceksinizdir.
Vize İçin Hazırlık Aşaması
Biz Romanya'da düzenlenecek olan eğitim kursuna gitmek için vize talebinde bulunacaktık. Fakat sitelerinde eğitim kursuna istinaden bir bilgi bulamadık. Bu nedenle turistik vize'ye başvuru için hazırlık yaptık.
Başvuru yapmadan önce:
- Uçak biletimizi direct satın aldık (her ihtimale karşı rezervasyon yaptıra da bilirsiniz)
- Davetiye Mektubu (Romanya'daki organizasyon bizim pasaport bilgilerimizi ve proje hakkında bilgileri içeren bir resmi yazı yazıp bize email attı. Oriijinaline gerek olmadı)
- Infopack (Projenin infopackini davet mektubunun altına ekledik)
- Seyahat ve Sağlık Sigortası (Biz 10 Euro'ya genel kapsamlı bir sigorta yaptırdık. Örnek sigorta için buraya tıklayın)
- Pasaport fotokopisi (bilgilerin yer aldığı ön yüz ve daha önce alınan vizelerin sayfaları yeterli oluyor)
- Otel Rezervasyonu (Romanya'da geçireceğiniz her gün için kalacak yerinizi göstermeniz gerekiyor. Davet mektubunda proje süresince nerede kalacağımız belirtiliyordu. Onu yükledik ve ekstradan kalacağımız günler için booking.com'dan hostel rezervasyonu yapıp onu ekledik.
- Fotoğraf (biometrik, schengen için kullanılan fotoğraf boyutları bunlar için de geçerli. 2 adet olmalı)
- Çalıştığınız yerden de izin ve çalışma belgesi gerekiyor
- Bordro (son 3 aylık bordrolarınız
- Hesap özeti (Bankadan kalacağınız her gün için 50 Euro karşılayacak kadar bir bakiyenin olması bekleniyor. Hesap dökümü şeklinde bankanızdan talep edebilirsiniz. TL olması sorun olmaz ama miktar önemli)
- Aracınız varsa ruhsatları
- Dilekçe (sizin tarafınızdan yazılmış olan ve seyahat amacınızı anlatan, ara ulaşımları ve diğer lojistik durumları nasıl ayarlayacağınızı anlatan bir dilekçe yazıp imzalamanız gerekiyor.
Bunlar asıl belgelerdir. Bunlar haricinde belge eklemek isterseniz de websitesi buna izin vermektedir. Not: Online olarak başvuru yapılacağı için bütün dokümanların pdf veya jpeg (jpg) formatında olması bekleniyor. Bir de boyutların yüksek olması durumunda smallpdf.com gibi websitelerini kullanarak boyutu küçültebilirsiniz.
Başvuru Aşaması
Vizeye başvuru aşamasında ise websitelerinden apply now kısmına basarak başvuru yapılmaktadır. Zorunlu kısımlar söz konusu, bu zorunlu kısımların hepsini anlaşılır bir şekilde doldurmanız gerekiyor.
Başvurunuzu tamamladığınızda, göndermeden hemen önce bütün dokümanların görüldüğü bir buton olacak (sol alt köşede). Oradaki "application documents" tarzında bir şey yazan bu butona basıp, "download application documents"ı yani başvuruya istinaden dokümanları indirmeniz gerekiyor. Bu kısım önemli. Çünkü bu dokümanların arasında sizin websitesinde zorunlu kısımları doldurduğunuz bilgilerin yer aldığı bir application form'da yer alıyor. Bu doküman olmadan başvuruyu fiziki olarak yapamıyorsunuz ve bütün süreci baştan halletmeniz gerekiyor.
Websitesinden başvurunuzu yaparken mutlaka hesap oluşturmanız ve şifre almanız gerekiyor. Bu şifre ile başvurunuzu görüntülediğinizde size bir randevu tarihi ve zamanı verilecek. Bu tarih ve saatte orada olmanızda fayda var. Çok yoğunluk olmayacağı için işlemlerinizi kısa bir sürede halledebileceksiniz.
Başvuruyu Ankara'da yapacaklar için büyükelçiliğin bulunduğu yere buradan ulaşabilirsiniz.
Randevunuza giderken pasaportunuzun orijinal halini ve başvuruya istinaden yüklediğiniz bütün dokümanlarla birlikte application formun çıktısını almayı unutmayın.
Başvurunuzu yaptığınızda oradaki görevli size vize ücretini yatırmanız için hesap bilgilerinin olduğu bir kağıt verecek. O kağıt ve hesap bilgilerine buradan ulaşabilirsiniz. İşin kötü yanı, belirtilen Garanti Bankası Kuğulu Park'ın çaprazındadır ve Büyükelçiliğe arabayla 10 dk mesafededir. Öncesinde ödemenizde fayda vardır. Not: Vize ücreti 60 Euro'dur. TL karşılığı olarak da ödemek mümkündür. Ayrıca öğrencilerden vize ücreti alınmamaktadır.
Erasmus+ Eğitim Kursu ('Sahi siz ne yapıyonuz projelerde' diyenlere özel hazırlanmıştır)
3-11 Mart tarihleri arasında Romanya'da organize edilen Dive Deeper Into Social Entrepreneurship eğitim kursuna Yağmur ve Ercan ile birlikte katıldık.
Birçok arkadaşımın "yiaa siz projelerde napıyonuuzz' diye yorumları üzerine, ben de projenin bütün süreçlerini kayıt altına aldım. Yoğun bir çalışma sonucunda ise yaklaşık 10 dk'lık bir kısa film oluşturdum. Proje aşamalarının anlatıldığı, yaşadığımız tecrübelerin gözler önüne serildiği bir film oldu, çok da güzel oldu. :)
O zaman lafı çok fazla uzatmadan, sizi video ile başbaşa bırakıyorum. Etrafınızda size de projeleri soran bir kitle varsa, bu videoyu onlarla paylaşmayı unutmayın.
Son Söz
İçinizdeki hareket etme isteğini bastırmayın, yeniliklere ve yeni hayatlara yol alın. 'Comfort Zone'u terketmek hiç de zor değil. İlk adıma bakar her şey. Kararlı ilk adım...
Sonrası kolay, hayatta kalmak gibi. 'comfort zone'u yaratana kadar verdiğiniz mücadele ve başarınızı, yeni hayatlara yolculuğunuz sırasında da verebilir ve başarabilirsiniz.
Yol sizin, yol alın!
25 Ekim 2017 Çarşamba
İrlanda ve Create You(th) SIDE Eğitim Kursu Projesi (Gezi ve Sosyal Sorumluluk) | umityardim.blogspot.com
Her şeyin sıradanlaştığı, değişim ve yer değiştirme arzusunun dayanılmaz hal aldığı zamanda çıkagelen bir şanstı, İrlanda'ya yapılan bu seyahat.
Mehmet Çetinkaya adamın dibisin, teşekkür ederim bu fırsatı yarattığın için.
Not: Tüm fotoğraflar tarafıma aittir.
Not2: Yazıyı okuyamayacak kadar tembeller için İrlanda videoma göz gezdirebilirsiniz:
Not: Tüm fotoğraflar tarafıma aittir.
Not2: Yazıyı okuyamayacak kadar tembeller için İrlanda videoma göz gezdirebilirsiniz:
Neydi bu İrlanda olayı?
Bilindiği üzere, Fahrettin Özdeş'in sayesinde tanışıp 9 yıldır faaliyet gösterdiğim bir alandır sosyal sorumluluk çalışmaları ve projeleri. İrlanda seyahatini yaratan da bu projelerden birisiydi. AB Erasmus+ kapsamında, Katıldığım eğitim kursu ise, Gençlik Çalışanlarının Hareketliliği programından hibe alan Create You(th) SIDE projesiydi. Seyahat masrafları, konaklama ve yeme-içme İrlanda Ulusal Ajansı tarafından verilen hibe tarafından karşılandı. [Yurtdışına nasıl çıkıldığı hakkında daha fazla bilgi edinmek için 'Nasıl Mı Yurtdışına Gidiyoruz (Püf Nokta İçerir)' yazımı okumanızı tavsiye ederim]Projenin detaylarına gelmeden önce İrlanda Vize Süreci ve İrlanda(Dublin) bahsetmek mantıklı olacaktır.
İrlanda Vize Süreci
İrlanda vize sürecine VFS Global firmasının sitesinde yer alan İrlanda vizesi için gerekli dokümanları inceleyerek başladım. İrlanda'ya yapılacak ziyaretin amacına göre teslim edilmesi gereken dokümanlar farklılık göstermekte, bu noktada ziyaret amacını seçip, ona göre ilerlemekte fayda vardır. Ayrıca seyahatten 1 ay önce vizeye başvurulması da önemli. Çünkü söylentilere göre vize süreci 1 aya kadar uzayabilmekteymiş.
Doküman olarak; İrlanda'ya proje kapsamında gidileceği için, bu kapsamdaki dokümanları, bu dokümanlara ilave olarak davetiye mektubunu, proje detaylarını ve önceki vizelerimden bahseden bir dilekçeyi de ekleyerek ile başvurdum. Dokümanları tamamlama aşamasını bir şekilde halledersiniz ama [bu nokta önemli] Türkçe olarak teslim etmeyi planladığınız önemli dokümanların İngilizce'ye yeminli tercüman aracılığıyla tercüme edilmesi gerektiğini hatırlatmam gerekiyor.
İrlanda, Avrupa ülkeleri arasında yer alsa da vize uygulamasında Schengen bölgesinde yer almamaktadır. Bu nedenle İrlanda vizesiyle Schengen ülkelerine seyahat edemeyeceğinizin bilincinde olmanızı tavsiye ederim.
Web sitesinde belirtilen bütün dokümanları teslim edip beklemeye başladım ve 6 gün sonra İrlanda vizesinin çıktığını öğrendim. Yani dokümanlarınız tamam ise ve proje vb. kapsamında bir ziyaret gerçekleştirecekseniz, çok telaş yapmanıza gerek yok. Alınması zor bir vize olsa da vizenizi alacaksınızdır.
İrlanda Hakkında Gözlemler
Vizeye başvururken rezervasyonla uğraşmayayım diye uçak biletimi doğrudan almıştım. (Vize verilmemesi durumunda büyük risk çünkü uçak biletleri yeterince pahalı -1200 TL~ 300€ civarı-)
Proje başlamadan bir gün önce Dublin'e ulaştık. İrlanda'da işaret levhaları ve konuşma dili çoğunlukla (aksanlı) İngilizce olduğu için yön bulmakta sorun yaşamadık. Kapıdan çıkınca karşımızda 2 farklı firmanın Dublin merkezine yolcu taşıdığını gördük ve 747 no.lu otobüs ile 12 Euro'ya (gidiş-dönüş) bilet aldık. Booking'den bulabildiğimiz en ucuz hostele rezervasyon yaptırmıştık (130 TL gecelik konaklama/kişi başı). Hosteli (MEC Hostel) google maps'in çevrimdışı haritaları sayesinde rahatlıkla bulduk. Hostel kaliteli değildi, hatta merkeze çok yakın olmadığı için tercih etmemenizi dahi öneririm.
Bavullarımızı bırakıp şehri keşfe çıktık. Şehir ortasından geçen bir nehir ile ikiye bölünmüş durumda. Free Walking Tour rehberinin anlattığı kadarıyla da sadece şehri bölgesel olarak değil, kültürel anlamda da ikiye bölmüş durumdaymış. Bizim hostel, şehrin kuzeyinde kaldığı için ilk aşamada kuzey tarafı keşfe çıktık. Birkaç tarihi bina, müze, birkaç güzel restorant ve yağmur dışında pek bir şey bulamadık.
Hostel'e dönüp uzun yolculuğun yorgunluğunu attıktan sonra Temple Bar bölgesine gittik. Bölge diyorum çünkü İrlanda'ya giderken Temple Bar'ın tek bir barolduğunu düşünüyordum ama sonradan fark ettik ki barlar bölgesine verilen isimmiş. Mustafa'nın rehberliğinde barları gezmeye ve Irish müzik dinlemeye çalıştık.
Birçok farklı barda, çılgın İrlandalılarla birlikte güzel müzikler dinleme şansı yakaladık. Çok geç olmadan hostele dönüp, hala üzerimizden atamadığımız yorgunluğu atmaya çalıştık. Sabah 10'da check-out yapıp Dublin'in güneyini keşfe başladık. Trinity College'in etkileyici kampüsünü gezip, en eski kütüphaneyi ziyaret etmeden ayrıldık. Hemen çaprazda yer alan Irish Whiskey Museum'da İrlanda viskisinin Scotch viskisinden hangi aşamalarda ayrıldığını deneyimledik.
Geriye çok fazla zaman kalmadığı için, hızlıca Science Gallery'i gezip, The Church Bar&Restaurant'da tadı çok da enfes olmayan Traditional Irish Stew'i yeyip proje ekibiyle buluşacağımız havaalanın doğru yolunu tuttuk.
İrlanda, genel olarak da Dublin hakkında şunu söyleyebilirim;
- Tanıştığımız çoğu insan nazik davranmaya çalıştı fakat konuşurken sarf ettikleri kelimeler biraz sert olabiliyor. Mesela yolda yürürken kadının birisi arabasını durdurdu ve bunun tehlikeli olduğunu 'it is better to walk on out of road' şeklinde bir cümleyle, vurgulu bir şekilde gerçekleştirdi.
-Ülkenin genelinde Hıristiyanlık(Katolik) hakim bu nedenden dolayı birçok tarihi yapıları haçlarla donatılmış durumda.
-Para konusu en ciddi sıkıntı burada çünkü İrlanda ekonomisi iyi olan ve Euro para birimini kullanan bir ülke. Dolayısıyla bu zamana kadar gittiğim en pahalı ülkeydi diyebilirim. Konaklama için sıradan bir otelin gecelik 139 € istediğine tanık oldum. Su için 2 € (yaklaşık 9TL ) vererek rekora imza attım (sıradan markette).
-Ulaşım ağı otobüs olarak gelişmiş olsa da metro ağı söz konusu değil. Ulaşım için ödenen tutarların da yine pahalı olduğunu söyleyebilirim.
-Hava durumunu İrlanda'da en çok lanet okuyacağınız konuların başında geliyor. Çünkü 9 günlük İrlanda seyahatimde yaklaşık 5 veya 6 gün kesintisiz yağmur yağdı (en şiddetli ikinci fırtınaya yakalandık). Diğer günler de bulut ve güneş arasında gidip gelindi.
- Irish müzik ve Temple Bar caddesini çok sevdim. Müzik sizi hareketlendirmeye yetecek kadar hızlı ve en önden müzik dinlemeyi sağlayan sistemleri var. Maalesef Türkiye'de canlı müzik konusunda aynı tatmini yaşayamıyorum.
-Kurallara uyma konusunda İrlanda'lılar da Türkler gibiler; kırmızı ışıkta, yol boş ise, geçiyorlar. Bu duruma çok şaşırsam da kendimi ülkemde hissetmedim değil.
-Dublin merkezinde birçok farklı ülkeden, ırktan ve dinden insan görmek mümkün. Bu nedenle insan kitlesinin belirli bir çerçevesi (stereotype) olmamakla birlikte 'çeşitliliği zenginlik olarak' alan bir yapısı söz konusu gibi geldi bana. Ciddi anlamda bir milliyetçilikle karşılaşmadım fakat tur rehberinin dediğine göre, kuzey ve güney bir bütün olarak İrlandalı olma felsefesi etrafında bir araya gelmeye çalıştığı söyleniyor. Kuzey ve güzey olarak ayrılan İrlanda, din ve töre açısından birbirinden ayrılmakta olduğunu da ekliyor. Go for Irish! :)
-Son olarak İrlandalıların çok değişik bir aksanı var. İngilizce konuşmalarına rağmen yerel halkın konuştuğu şiveli İngilizceyi anlamak için kulağınızın alışması gerekmektedir. Buyurun buradan siz de İrlandaca İngilizce öğrenebilirsiniz.
Create You(th) SIDE Eğitim Kursu
Beni İrlanda'ya kadar sürükleyen bir proje, daha doğrusu eğitim kursuydu. Gençlik çalışanlarının eğitimine yönelik organize edilen bu proje aslında 2 adımdan oluşmakta; bir adımı İrlanda'da organize edilmiş olup, diğer adımı ise Gürcistan'da organize edilecektir. Ben sadece İrlanda kısmında yer aldım.
Projenin konusu Human Right Education'di (İnsan Hakları Eğitimi). Proje kapsamında 8 farklı ülkeden toplamda 29 katılımcı katılım sağladı.
| Projenin gerçekleştiği Glencree'deki Perili Köşk :) |
Programın içeriğinde ise ilk aşama olarak katılımcıların birbirleri arasındaki etkileşimi artırmak adına 'grup yapıcı' oyunlar (Group Building Games) oynatıldı. Sonraki günlerde İnsan Haklarını anlamak için öncelikle gençlik çalışmalarını ve Erasmus+ programını tanımak gerektiği düşünülmüş olsa gerek ki, Gençlik Çalışması ve Erasmus+ Programı konular üzerine faaliyetler gerçekleştirildi. Gençlik çalışmalarının tarihinden, katılımcı ülkelerdeki gençlik programlarının tarihine, gençlik çalışmalarının katılımcı, topluluk ve toplum üzerinde yarattığı fayda üzerine odaklanıldı. Yaygın, örgün ve sargın eğitimler ele alınarak arasındaki farklılıklardan bahsedildi. Ayrıca, gençlik çalışmalarını daha kapsayıcı hale getirebilmek adın 8 adımda 'Inclusive Youth Work Practice' faaliyeti gerçekleştirildi. Katılımcıların Dublin'i keşfetmeleri için Dublin ziyareti gerçekleştirip katılımcıların yoğun programa bir 'es' vermesi sağlandı. Human Right Education (HRE) konusuna artık adım atılmaya başlanılmıştı. İlk olarak HRE'nin zaman içinde geçirdiği dönüşüm ile HR'ın ne olduğu üzerine etkinlikler gerçekleştirildi. Akabinde 'No Hate Speech Movement' hareketinden bahsedildi. Bu noktada eğitimin odaklanması gereken HRE'dan uzaklaşarak NHSM'a yöneldiği ve verimli bir eğitim olmadığı eleştirisini yapabilirim. Çünkü eğitimden beklentim ilk defa üzerinde çalışma olanağı bulduğum HRE konusunda araçlara ve bu araçları nasıl kullanacağımıza odaklanmamızdı. Umduğum gibi olmadı, konu yüzeysel geçildi. Programın sonlarına doğru 'bookmarks' olarak geçen Compas, Annual, Compasito ve We can! kitapları tanıtıldı. Değerlendirme ve youthpass sertifikalarının dağıtılması ile birlikte de eğitim tamamlandı.
Eğitimde genellikle yaygın eğitim metotları kullanıldı ve katılımcıların öğrenme sürecine aktif katılması sağlandı.
Sonuç
'Rahat bölgenin' dışına adım atıp, dünyayı keşfetmek gerek. Öğrenmek, dokunarak öğrenmek de... Eğitim konusu belirli bir konuda olsa dahi, rahat bölgemin dışına adım attığımdan itibaren öğrenmeye (informal) başladığımı hissettim. Çünkü eğitim sadece duvarlar arasında verilen bilgi değil, etkileştiğin herbir etmendir.
Değişik bir tecrübe yaşadım, farklı insanlar tanıdım ve kendimi dinledim.
Sonraki yaşanmışlıklarda görüşmek dileğiyle...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)























